ŞIRNAK
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
BASINA VE KAMUOYUNA
Tarih: 26.09.2017 | Okunma Sayısı: 166 | | |

Değerli basınmensupları,

Saygıdeğermeslektaşlarım,

Öncelikle böyle bir olayla gündeme gelmiş olmaktan ve bir hukuk devletinde savunmayı savunmak zorunda kalmış olmamızdan dolayı üzgünüm. Menü 26.09.2017 Basına ve Kamuoyuna http://www.sanliurfabarosu.org.tr/basina-ve-kamuoyuna-ea4ba 2/7 Üzgünüm çünkü 22 Eylül 2017 tarihinde Viranşehir Adliyesinde yaşanan vahim bir durumla karşı karşıya kaldık. Ama bu olayın müsebbibi ben değilim. Adaletin tecelli etmesi gereken adliye koridorlarındagörev ve yetkisini istismar eden, kötüye kullanan bazı polislerce sırfmüvekkiliyle savunma için adliyede bulunan bir avukatın, bir baro başkanının, kollarınazorla girilerek savcının odasına sokulmasıyla karşı karşıya kaldık. Avukata yönelik bu hak ihlalibaro tarihimizde ilk değil. Şunun net olarak bilinmesi gerekir ki biz savunmakurumu olarak savunmayı savunmakta asla aciz değiliz.

Ama bunu yaparkenhukukçular olarak genelleme yaparak tüm bir kurumu suçlama gibi bir kolaycılığakaçmadığımızınsadece bu zorba davranışları sergileyenlerden hesap sorulması için buradaolduğumuzun bilinmesini istiyoruz.
 
Çünkü bu tür bireylem kime karşı yapılırsa yapılsın suçtur. Kaldı ki Baro Başkanı olduğumu söylememe ve bilinmesine rağmenkasıtlı olarak, savunma kurumunu itibarsızlaştırma amaçlı yapıldığı açıkça anlaşılan bukanunsuz ve pervasızca eylem, ayrıca lanetlenmeyi de hak ediyor.
 
Değerli Basın Mensupları,
Biz avukatlar geçmişte kamugörevlileriyle hele hele suç işleyen bir polisle karşı karşıya gelmenin nedemek olduğunu acı tecrübelerle ve maalesef avukat aleyhine işleyen bazı yargıpratikleriyle müşahade ettik. Umarım suç duyurusunda bulunduğumuz bu olayailişkin soruşturmanın akibeti de aynı şekilde olmaz. Soruşturma makamınıncezasızlık politikasına meydan vermeyecek bir şekilde tüm delilleritoplayacağına yürekten inanmak istiyoruz. Bununla birlikte doğrusu kollarımdanzorla tutarak odasına götürüldüğüm sayın savcının huzurunda da aynı pervasızhukuk dışı tutum ve davranışların sürmesine rağmen hukuk adamı olan savcının,kolluğu uyarmak yerine bana dönerek “sakin olun” demesinin yüreğime, polislerceyapılan hukuk dışı ziki müdahaleden, daha fazla acı verdiğini ve şayetsoruşturmanın bu savcı tarafından yürütülmesi halinde sağlıklı bir sonuç eldeedilemeyeciğini de belirtmek zorundayım.
 
Değerli basınmensuplar,
Yargının üç sacayağını oluşturan Savcılık-Avukatlık-Hakimlik mesleklerinin görev, yetki,sorumluluk ve haklarını belirleyen önemli kurallar ve prensipler vardır. İşte 1990 yılındaHavana’da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansıtarafından kabul edilen kısaca HAVANA KURALLARI olarak bilinen evrenselnitelikteki “AVUKATLARINROLÜNE DAİR TEMEL PRENSİPLER”inin korunmasındakamu makamlarına ve avukatlara yetki ve sorumluluklar yüklenmiştir. Buna göre;
 
“8. Gözaltına alınanveya hapsedilen herkesin, bir avukat tarafından vakit geçirilmeden ziyaretedilmesi, kesintisiz biçimde iletişim kurabilmesi ve sansüre uğramadan tam bir gizlilik içindegörüşebilmesi için yeterli imkanlar, zaman ve kolaylık sağlanır. Kanun adamları,görüşmeleri gözle izleyebilir fakat dinleyemez.”
 
“12. Avukatlar adaletdağıtımında temel bir unsur olarak, her zaman mesleklerinin şeref ve itibarınıkorurlar.”
 
26.09.2017 Basına ve Kamuoyuna http://www.sanliurfabarosu.org.tr/basina-ve-kamuoyuna-ea4ba 3/7 “AvukatlıkFaaliyetinin Güvencesi” ile ilgili şu prensiplere dikkatinizi çekmek istiyorum 16. Hükümetleravukatların; a. Hiçbir baskı,engelleme, taciz veya yolsuz bir müdahaleyle gerek karşılaşmadan her türlümesleki faaliyeti yerine getirmelerini; c. Kabul görmüşmeslek ahlak kurallarına, görevlerine, standartlarına uygun faaliyettebulundukları için kovuşturma veya idari, ekonomik veya başka bir yaptırımla sıkıntıçekmemelerini veya tehditle karşılaşmamalarını sağlar.” 1990 yılında yapılanaynı toplantıda yargının üç sac ayağından birini temsil eden “SAVCILARIN ROLÜNE DAİR İLKELER” de belirlenmiştir. Bu ilkeler arasında; “Savcıların CezaMuhakemesindeki Rolü” için hayati önemdeki şu prensipler kabul edilmiştir. “12. Savcılargörevlerini hukuka uygun olarak, adil, sürekli ve süratli bir biçimde, insanonuruna saygı gösterip koruyarak, insan haklarının yanında yer alarakyürütürler ve bu suretle adil yargılamanın gerçekleştirilmesine ve cezaadaleti sisteminin düzgün işlemesine katkıda bulunurlar.” “15. Savcılar, kamugörevlileri tarafından işlenen suçları, özellikle, rüşvet, yetki suiistimali, ağırinsan hakları ihlali ile uluslararası hukuk tarafından tanınan diğer suçlarınkovuşturulmasına ve kanunen yetkili kılınmaları veya ülkedeki uygulamalarauygun olması halinde bu suçların soruşturulmasına yeterli özeni gösterirler. 16. Savcılar işkence,zalimane, insanlıkdışı veya onur kırıcı muamele veya ceza gibi ağır insanhakları ihlali oluşturan hukuka aykırı yollara başvurularak veya başka bir biçimde insanhakları ihlal edilerek elde edildiğini bildikleri veya bu yollarla eldeedildiğine makul sebeplere dayanarak inandıkları delilleri, bu yollarabaşvuranlara karşı kullanmanın dışında, başka hiç bir biçimde kullanamazlar; budurumdan Mahkemeyi haberdar ederler ve bu yolların kullanılmasından sorumluolanların adalet huzuruna çıkarılmalarını sağlamak için gerekli tüm işlemleriyaparlar.” Buna benzerdüzenlemler iç hukukumuzda da karşılığını bulmuştur. Sözü fazla uzatmayagerek duymuyoruz. Avukatlar sırf müvekkillerininin savunmasını üstlendikleri için suçlanamaz, hürriyetinden mahrum bırakılamaz. Bunuasla kabul etmiyoruz ve içimize sindirmeyeceğiz. İşte biz burada bulunan hukukçular, adli veidari makamlardan bu görev ve sorumluluklarını yerine getirerek adliyekoridorunda ve savcının odasında ve gözü önünde avukatlık mesleğine yönelik bu ağırsaldırının/hak ihlalinin cezasız bırakılmaması için gerek idari gerekseadli makamlardan “etkin bir soruşturma’ yapılarak suç işlemiş bu şahısların hakettikleri şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Hatırlanacağı üzereolaydan hemen sonra sayın Valimiz ve Cumhuriyet Başsavcımızla görüştüğümü belirtmiş ve duyarlılığı için teşekküretmiştim. Dün Valilikten konuyla ilgili yapılan resmi açıklamada"Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatılmış olup,ayrıca meydana 26.09.2017 Basına ve Kamuoyuna http://www.sanliurfabarosu.org.tr/basina-ve-kamuoyuna-ea4ba 4/7 geldiği ilk andan itibaren yakından takip edilen gelişmelerleilgili olarak Valiliğimizce başlatılan idari inceleme devam etmektedir."denilmiştir. Bizler, gerek suçişleyen kolluk görevlileriyle ilgili yapmış olduğumuz suç duyurularının,gerekse resmi açıklamada ifade edilen adli ve idari soruşturmaların sonunakadar takipçisi olacağız. Bu vesileyle burayagelip destek sunan

1-TBB Başkanımız Av.Prof Dr Metin FEYZİOĞLU ve Birlik Yönetim Kurulu Üyelerine,

2-Sakarya BarosuBaşkanı Av Zafer KAZAN
3-Şırnak BarosuBaşkanı
Av. NuşirevanELÇİ
4-Osmaniye BarosuBaşkanı Av.Dilem AKSOY
5-Batman BarosuBaşkanı Av. Abdülhamit ÇAKAN
6-Bingöl Barosu Başkanı Av. Abdullah ALAKUŞ
7-Siirt BarosuBaşkanı Av. Nizam DİLEK
8-Adana BarosuBaşkanı Av.. Veli KÜÇÜK
9-Mardin BarosuBaşkanı Av. Çelebi ARAZ
10-Gaziantep BarosuBaşkanı Av. İskender KAHRAMAN
11-Adıyaman BarosuBaşkanı Av. Mustafa KÖROĞLU
12- İstanbul Barosuavukat hakları merkezi başkanı Av. Ömer KAVİLİ ve olay duyulurduyulmaz telefonla arayan ve destek açıklamaları yayımlayan tüm baro başkanlarımıza ve meslektaşlarımıza şahsım ve Şanlıurfa Barosu adına yürekten teşekkür ediyorum. Siz değerli basınmensuplarına da duyarlılığı için ayrıca teşekkür ediyorum. Allah bir daha bizi böyle savunmayı savunmak zorunda bırakmasın.

AV AHMET TÜYSÜZ ŞANLIURFA BARO BAŞKANI

 
 
 
 
20.11.2017 Pazartesi