BASINA VE KAMUOYUNA
Tarih: 20.02.2019| Okunma Sayısı: 409

BASINA VE KAMUOYUNA

 

Dünyada ve ülkemizde spor dallarının başında gelen futbol, arkeolojik bulgulardan elde edilen bilgiler ışığında, ayakla topa vurma oyunlarının tarihin köklü medeniyetlerinden birisi olan Sümerlere kadar uzandığı,  ülkemizde de 20. YY'ın başlarından itibaren büyük bir gelişim seyri izlemiş ve günümüzde de en çok rağbet gören spor dalı olmuştur. Futbolun uluslararası çapta bu denli rağbet görmesi sportif faaliyetlerin yanı sıra dayanışma ruhu, birlik, beraberlik ve barış kavramlarına kattığı desteğin de önemli bir paya sahip olduğu tartışmasızdır.

Ülkemizde geçmişten bugüne zaman zaman müsabakalarda futbolun ruhuna aykırılık teşkil eden birtakım üzücü hadiseler yaşanmış, Son olarak 17.02.2019 tarihinde İlimizi 3. Ligde temsil eden Cizrespor ile Serik Belediyespor müsabakasında toplumun her kesiminin tepkisini çeken şiddet olayları yaşanmıştır.

Cizrespor Takım Kulübü Başkanı Maruf Sefinç'ten aldığımız ve basına paylaştığı bilgiler şu şekildedir; “Futbolcu kafilemiz stada girdiği zaman Tarkan’ın hareketli parçası çalıyordu. Daha sonra değiştirip ‘Ölürüm Türkiyem’ parçasını çaldılar. Ayrıca biz 1-0 öne geçtiğimizde skor tabelası ekranını kaldırıp Türk bayrağını koymuşlardı." "İki futbolcunun saldırısından sonra taraftar da sahaya yabancı madde atmaya başladı. Koridorlarda hem futbolcular hem de Serik Belediyespor’un teknik heyeti takım kafilemize saldırdı ve futbolcularımızı darbetti. Ayrıca emniyet bu saldırılara yeterli müdahalede bulunmadı. Çünkü o kadar polisin içerisinde nasıl oluyor da futbolcumuzun burnu kırılıyor, diğer futbolcularımız dövülüyor. İki futbolcumuz ve hocamız hastaneye kaldırıldı. Bunun açıklamasını bize yapmaları lazım. Bize neden saldırı yapılıyor. Daha önceki deplasman maçlarında da küfürler ediliyordu bize.” Demiş olayın seyrini paylaşmıştır.

Şırnak ilini temsil eden önceki sezonlarda da çok defa saldırıya maruz kalmış olan Cizrespor'un son olarak,  Serik Belediyespor ile olan müsabakada yaşadığı saldırı toplumun duyarlı bütün kesimlerin tepkisini çekmiştir. Yaşanan saldırının şekli sıradan bir şiddet olayı olarak değerlendirilemeyeceği gerçeğini gözler önüne serilmiş, müsabaka boyunca çalınan müziklerin, atılan sloganların ve sinkaflı küfürlerin ırkçı, ayrıştırıcı ve nefret içerdiği tüm kamuoyunca hayretle izlenmiştir.

Her defasında bölge takımlarına dönük bu ötekileştirici ve ırkçı saldırıların gerçekleşmesi sıradan bir asayiş olayı olarak geçiştirilemeyecek ölçüde tehlikeli bir boyut kazanmıştır. Uzunca bir süredir ülkenin politikacıları tarafından kullanılan milliyetçi, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı üslubun toplumun tüm kesimlerine sirayet ettiğini ve böyle saldırılara ortam oluşturduğunu bir kez daha ikaz eder, daha evvel gerçekleşen bu türden saldırılara karşı TTF'ce etkili ve caydırıcı yaptırımların uygulanmadığı ve bu cezasızlık duygusunun saldırganlara cesaret verdiği hususunun altını çizmek isteriz. Nitekim müsabakanın başından itibaren Cizrespor'a saldırı olacağının emarelerinin belirmesine rağmen yeterli düzeyde güvenlik önlemlerinin alınmadığı da kamuoyunca tespit edilmiş gerekli ikazlar edilmesine rağmen önlemler alınmamıştır.

Yaşanan bu elim olayda başta TFF olmak üzere tüm yetkili mercileri göreve davet ediyoruz. Saldırıyı gerçekleştirenlerin cezalandırılması için Şırnak Barosu olarak olayın takipçisi olacağımızı beyan eder ve tüm kamuoyunu bu saldırı karşısında Cizrespor Kulübü etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz. Saygılarımızla. 18.02.2019

                                                                                                   ŞIRNAK BAROSU

20.08.2019
AV. NUŞİREVAN ELÇİ
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.